Day Gündüz Ziyaret: 09:00 - 19:00
|
Location Alemdar, Yerebatan Cd. 1/3, 34110 Fatih/İstanbul
Yerebatan Sarnıcı

YEREBATAN SARNICI

MüzeKart sahipleri gündüz ziyaret saatlerinde Yerebatan Sarnıcı'na ÜCRETSİZ giriş yapabilir.

MüzeKart Hakkında
aboutusv2.jpg

Hakkımızda

Yerebatan Sarnıcı, İstanbul’un köklü tarihini yansıtan en etkileyici kültürel miraslardan biridir. I. Justinianus döneminde (527–565) inşa edilen bu görkemli yer altı yapısı, suyun içinden yükselen mermer sütunları nedeniyle halk arasında “Yerebatan Sarayı” olarak anılmıştır. Latince adı “Cisterna Basilica” olan yapı, geçmişte aynı bölgede yer alan Stoa Bazilikası’na atfen “Bazilika Sarnıcı” olarak da bilinmektedir. 

Yaklaşık 80 bin ton su depolama kapasitesiyle şehrin en büyük kapalı sarnıcı olan yapı; 140 metre uzunluğunda, 70 metre genişliğinde ve yaklaşık 10 bin metrekarelik bir alanı kaplayan dikdörtgen planlı bir mimariye sahiptir. Tarihi kaynaklara göre sarnıç, suyolları ve yağmur sularından beslenerek başta Büyük Saray olmak üzere çevredeki yapılara uzun yıllar su sağlamıştır. Ayrıca Hadrianus İsale Hattı üzerinden de su almıştır. 

İç mekânda her biri yaklaşık 9 metre yüksekliğinde toplam 336 sütun bulunmaktadır. Bu sütunlar 12 sıra ve her sırada 28 sütun halinde dizilmiş olup aralarındaki mesafe yaklaşık 4,80 metredir. Farklı mermer türlerinden yapılan sütunların çoğu tek parça, bazıları ise iki parçalıdır. Başlıklarında Korint üslubu ile sade tasarımlar bir arada görülürken, sütunların büyük bölümü silindirik formdadır. 

Sarnıcın 4,80 metre kalınlığındaki tuğla duvarları ve zemini, Horasan harcıyla kaplanarak su geçirmez hale getirilmiştir. İstanbul'un Fethi sonrasında da bir süre kullanılan yapı, zamanla yerleşimlerin artmasıyla halkın da faydalandığı bir su kaynağına dönüşmüştür. 

16. yüzyıla kadar Batılılar tarafından bilinmeyen sarnıç, Petrus Gyllius tarafından 1544-1555 yılları arasında yeniden keşfedilmiştir. Gyllius, sarnıcın ölçülerini ve sütun sayısını detaylı şekilde kayda geçirmiş; o dönemde halkın kuyular aracılığıyla buradan su çektiğini ve hatta içinde balık avladığını aktarmıştır. 

Osmanlı döneminde III. Ahmed zamanında Mimar Kayserili Mehmet Ağa tarafından ilk, II. Abdülhamid döneminde ise ikinci büyük onarım gerçekleştirilmiştir. Cumhuriyet döneminde de çeşitli restorasyonlar yapılmış; özellikle 1985–1987 yılları arasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen çalışmalar sırasında sarnıcın simgesi haline gelen Medusa başlı sütun kaideleri gün yüzüne çıkarılmıştır. Bu başlardan biri ters, diğeri yatay konumda yer almaktadır. 

Medusa figürü, Yunan mitolojisinde bakışlarıyla insanları taşa çeviren üç Gorgon kardeşten biri olarak bilinir. Bir efsaneye göre Medusa bu güce doğuştan sahipken, başka bir anlatımda Athena tarafından cezalandırılarak bu hale getirilmiştir. Perseus ise Medusa’nın başını keserek bu gücü kullanmıştır. 

Günümüzde İstanbul’un en çok ziyaret edilen turistik noktalarından biri olan Yerebatan Sarnıcı, modern müzecilik anlayışıyla düzenlenen yapısıyla; sergiler, sanat etkinlikleri ve kültürel organizasyonlara ev sahipliği yapmakta; geçmişin derin izlerini günümüz sanat anlayışıyla buluşturmaya devam etmektedir.

Devamını Oku
sutun.png
Yerebatan Sarnıcı

Tarihçe

1453

İstanbul'un Fethi sonrasında Yerebatan Sarnıcı, bir süre daha Topkapı Sarayı’nın su ihtiyacını karşılamak amacıyla kullanılmıştır. Zamanla bölgede yerleşimin artmasıyla birlikte sarnıç, bölge halkı tarafından da aktif biçimde kullanılan bir su kaynağı haline gelmiştir.

1544 - 1555

16.yüzyılın ortalarına kadar Batı dünyası tarafından bilinmeyen yapı, bu dönemde yeniden keşfedilmiştir. Petrus Gyllius, 1544–1555 yılları arasında İstanbul’da bulunduğu sırada sarnıcı inceleyerek bilim dünyasına tanıtmıştır. Gyllius’un aktardığına göre yapı, Konstantinopolis’in en büyük su deposu olup yaklaşık 336 ayak uzunluğunda, 182 ayak genişliğindedir. Çevresi ise 224 Roma adımı olarak ölçülmüştür.

1955 - 1960

Osmanlı döneminde III. Ahmed ve II. Abdülhamid zamanlarında onarımlar geçiren sarnıç, Cumhuriyet döneminde de restorasyon çalışmalarına konu olmuştur. 1955-1960 yılları arasında, yapısal risk taşıyan 9 sütun, dayanıklılığını artırmak amacıyla kalın beton tabakalarıyla güçlendirilmiştir.

Location

Alemdar, Yerebatan Cd. 1/3, 34110 Fatih/İstanbul

Time

Her Gün 09:00 - 19:00